5 Şubat 2009 Perşembe

KONFERANSA DAVET




Arı dostları; 21 Şubat cumartesi günü saat 13.oo de hocamız vede aynı zamanda uygulayıcı arı dostu.prof.dr.Muhsin DOĞAROĞLU hocamız Bilecik ili Bozüyük ilçesinde Halk Egitim salonunda Bozüyük'lü arıcılara konferans verecektir.
Bilecik, Osmaneli,Gölpazarı,Pazaryeri,Sögüt,Yenipazar,İnisar ,ESKİŞEHİR,KÜTAHYA,BURSA daki arıcı dostlar ve bu sanal alemdeki bu yazıyı okuyupta,hocamı dinlemek istiyen tüm dostlar davetlidir.
YENİ SEZONUMUZ TÜM ARICI DOSTLARA HAYIRLI OLSUN.

2 Şubat 2009 Pazartesi

KONFERANSA DAVET

31 ocak cumartesi gunu Eskişehir arıcılar birlik başkanı Yusuf Çengel arkadaşımızı ziyarete gittim.içeride kalabalık bir ortam vardı,toplantı zannettim önce ama başkan yo diyerek beni rakhatlattı.Arıcı arkadaşların gunluk rutın olarak her zaman yaptıkları zıyaretlerden biriymiş.

Kısa bir tanışmadan sonra,prof dr.Muhsin Dogaroglu hocamın Bozüyük te konferans verecegını ,o gün Eskişehirli arıcı arkadaşlardan dınlemek istiyen varsa gelebileceklerini,Bozüyük te misafir etmekten memnun olacagımızı söyliyerek ayrıldım.(fotograf makinamı yanımda götürmeme rahmen arabada unutmuştum,bu fotografı H.Bilen arkadaşımızın albümünden istiyerek kullandım)

Başkan olaya çok samimi yaklaştı,duyuracagını ve muhakkat katılacaklarını ifade etti,birbirimize tekrar işallah görüşürüz diyerek ayrıldık.



Eskişehir' gidilirde H.bilen,Y.Gürbüz ve Birol arkadaşımız zıyaret edılmezmi.telefon konuşmasından sonra bulundukları yeri tarif ettiler aynen biraz sonra oradaydım.

İçeri girer girmez bi çalışmaki sormayın,hani fabrikalardaki bant sistemi varya o aklıma geldi.bir bant ları eksikti.bir kişi yanların çıvılerini çakıyo birisi alt çıtayı.bir diyeri üst çitayı.bu arkadaşlar kış yumagı falan tanımıyorlar anladıgım kadarıyla.Allah nazardan korusun bu çalışmayı.

Çaylar içildi davet yapıldı ve benim bir tasarım olan altlık hakkında bilgilerini alıp, arı muhabbetlerınden sonra ,baktım işlerınden oluyorlar benim yüzümdem.

Hoşçakalın dıyerek ayrıldım.

22 Ocak 2009 Perşembe

ALLAH KEM GÖZLERDEN KORUSUN

Niye bu başlıgı attım biliyormusunuz ,ben bu gün bir şok yaşadım arkadaşlar.kantara bakmak için gitmiştim ama kantardaki kovanda yavru görünce ,havanın güzelligini fırsat bilip digerlerinede baktım.
Açtıgım kovanda kapalı yavru,açık pupa ve günlük yumurta vardı,sevındım ama korku dolu bir sevinme idi.

Bu çerçevenin avuç içi kadar kapalı yavrusu var,kenarlarda günlük yumurta var.


Başka bir kovanın çerçevesi,buda aynı kapalı yavru ve açık yavru günlük yumurta.




Bu o çerçevelerden birisinin yakından çekilmişi,herşey ayan beyan gözüküyor.





polen getiren arı,dikkat ettim koyu kırmızı polen getiriyorlar,ne poleni oldugunu bilmiyorum,çigdem degil yalnız onu biliyorum.




Buda başka bir kovanın polen getiren arısı.




Benim bulundugum yer Bozüyük,rakım burada 751 metredir.arılarımın oldugu yer Bilecik Bekdemir köyünün arazisidir orada ki rakım görüldüğü gibi,altimetre 425 metre yi göstermekte.



Bu gün arılıgımdaki hava sıcaklıgı 17 C' idi .arılarımın 15 tanesine açıp bakabildim,hepsindede durum aynı idi,bu beni korkutuyor.Çünki ben bu arazıde 13 yıldır kışlatıyorum arılarımı,şu an gördüklerimi ben şubat sonu mart başında görüyordum.
Bana göre sebebi,invert şurup.(bunu kimseyi yermek için söylemiyorum) kim nederse desin kasım ayının ortasında yavru çıkan yerleri ınvert şurupla doldurdu arı.

Kovan kışa 6 çerçeve girmişse,4 çerçevede yavru var.kışa 5 çerçeve girmişse 3 çerçevede yavru var daha dogrusu kışa giriş çerçevesinin 2 eksigi çerçevede yavru var. kenarlarda bal kemerleri duruyor ama bu arılar şerbet ister yakın zamanda ne dersiniz??????


ALLAH HEPİMİZİN YARDIMCISI OLSUN...

KANTAR

Bu gün kantarı koyalı ıkı ay oldu.ılk ay 1 klğ eksılmişti bu ay daha az eksılır diye tahmin ediyordum.kışın salkımda olan arılar az enrjı harcadıkları için vede yavru olmadıgı için.



Tahminimde vede şimdiye kadar yazılanlar dogruymuş,salkımdaki arı az bal tüketiyor.650 gram eksilmişti kantarım.iki çercevede avucumuzun yarısı buyuklugunde kapalı yavru ve açık yavru vardı.

8 Ocak 2009 Perşembe

5 Ocak 2009 Pazartesi

CIIIISSSS ELİM YANDI , VAZGEÇTİM...

Oksalit asit uygulaması yaptıgım gün jelatınle üstünü örttüğüm kovanlara bakmadan yapamadım.örtü tahtasını kaldırdıgımda bu şekilde görünüyordu,kovan nem yapmıştı hatada ısrar etmenin bir manası yoktu. Onun için jelatinleri alıp kovan musluklarını (m.yükselden ögrendim,bana bu isimters gelsede alışacagım galiba) büyülttüm içerideki nemi boşaltsın diye.

Tabi bu arada
beni kasım ayında yorum atarak uyaran Yusuf Şimşek ve Tuncay Hadise'nin kulaklarını çınlattım.Hani çocuklukta elleme oglum yanarsın diye büyüklerimiz uyarır yanan soba için.ille elliyecegiz ve elimizi yakacagız,ama uyardıkları için temkinli olmanın verdiği durum elimizin az yanmasını saglar.Benimkiside öyle oldu.BÖYLE DOSTLARA CAN KURBAN....


Kuvetli kovanın örtü tahtasının ön kısmı,daha doğrusu jelatini açık bıraktıgım kovanın ön tarafının üst kısmı,orasıda nem yapmıştı,kovanı açtıgımda örtü tahtası bu durumda idi.
Bu zayıf kovanın durumu,buda arka tarafında görüldüğü şekilde nem yapmıştı.

4 Ocak 2009 Pazar

OKSALİT ASİT UYGULAMASI

Arı dostları insanın başına ne gelirse meraktan gelirmiş,benimkiside öyle olacak galiba.Bayram ziyaretinde bulundugum arı bakanı bana oksalit asit vermişti,bu haftaya kadar onu kullanacagım şartlar oluşmamıştı,O C ve +5 C Yılbaşı öncesındeki günler yani kar yagdıktan sonra oluştu.03,01,2009 günü yanıma köylüm selim abiyide alarak arıların yanına deneme olarak oksalit asit yapmıya gittim.ilk olarak 4 kovanın altına karton koyarak uygulama için ilacı hazırladık.aşagıda anlattıgım ve resimlerde gördügünüz şekilde uyguladım.
Nekadar şartlar uygun olsada iki derecenin göstergeleri farklı idi,nede olsa benim emektara güvenmek zorunda idim.Yalnız şerbet yaparken yanılmıyordu dijital olanı.ama genede klasık ölçümü yapıyordum,dijitalin kolaylıgı karıştırma küregine baglı oldugu için ölçmesi kolay oluyor.(invert şeker ve kek yaparken)
Arıların yanında suyu görülen sıcaklıga kadar ısıttım,100gr toz şeker,17 gr oksalit asit 500cc lik bir pet şişenin içersinde çalkalıyarak eritldi.burada yapmamın sebebi sıcaklıgın fazla degişmemesi için.(evle arılık arası 24 klm çünki.)

Oksalit asit uygulamasını M.yüksel kardeşin anlattıgı gibi daha dogrusu benim onun anlattıklarından anladıgım gibi,arıların kuvvetlilik durumuna göre uygulamıya (30cc ile 20cc )çalıştım. Anlamadıgım çıta üstüne veya peteklere bulaştırısak neolacagı idi,ne kadar dikkat etsemde bulaşıyor,bazı arılar alt tahtaya yakın yumak yapmıştı,bazıları yukarıya yakın yumak yapmıştı.birde şunu fark ettim,hep arılar şarbetlige yakın çıtalarda yumak yapmışlardı.(bu farklı yumak durumlarını bilen arkadaşlardan yorum bekliyorum)




Bugün gittigimde önce kartonları çıkarıp,arıların durumuna ve varrovanın nekadar öldügünü görmek istiyordum,her arıdan varrova ölüsü düşmüştü bir akşamda,diger günlerde daha ölü varrova olrmu bilmiyorum.
Ben rahat bir şekilde diger arılarıda oksalit asit uygulaması yapabilirim diyerek kolları sıvadım.3saat15 dakika içersinde geri kalan arıları ,köylüm selim abiyle beraber ilaçladım.
Karton üzerindeki arıların hepsi ilaçlama anında ölmedi,kartonu koyarken kovanın içersindeki ölü arılar,kartonu sürüyerek koydugum için kovan içinden petek parçaları ile birlikte kartonun üstüne alınmıştır zannedersem.