22 Şubat 2009 Pazar

Prof.dr.MUHSİN DOGAROGLU BOZÜYÜK'te


Konferansımız daha önce belirttigimiz saat olan 13.oo de saygı duruşu ve istiklal marşı okunarak başladı.




Arı ve arıcı dostlar adına kısa bir konuşma yaptım.(bilginin paylaşılmasından yana oldugumu ve benim bildiklerimi diger arıcı arkadaşlarımında bilmesi için ve 8 klğ dan ortalama bal üretimimizi 15 klğ a , 65 yılda ancak çıkarabilidigimizi ,bunun için zamanında kullanılacak bilgiye ihtiyacımız oldugunu bu bilgileride prof.dr.Muhsin Dogaroglu hocamızın bizlere anlatacagını,hocama Bozüyük 'e hiçbir maddi beklenti içinde olmadan geldigi için şahsım ve arı dostları adına teşekkür ettim.



Bana bu konferansın verilmesınde yardımcı olan emekli türkçe ögretmeni Sezai Gülcemal arkadaşımın,prof.dr.Muhsin DOGAROGLU hocamın kısa bir özgeçmişini okuduktan sonra hocamı ,arı ve arıcı dostlarını bilgilendirmek için davet etti.









Hocam konulara tam hakım bir durumda ve katılımcı arkadaşların anlıyacagı dilden anlatmıya başlayınca salondan çıt çıkmıyordu.




Katılımı bu kadar hakıkaten beklemiyordum,hele sabah kar yagışını görünce umutsuzluga kapıldıgım anlar oldu.

Hemen hemen tüm ilçelerden,bize en uzak olan ilçe Yeni pazar,ilçesidir 120klm yi karda kışta aşan arı dostları vardı.Eskişehir Mahmudiye ilçesinden Bünyamin kardeşimiz,Murat Akın ve Yalçın Toker arı dostları ile beni sabah çorbasında aradılar.geldiklerini nerede oldugumu sorduklarında içim baya ferahladı.












Hocam kendini kaptırmış okadar içten ve samimi anlatıyorduki bilgilerini,salondaki arı dostları hipnotizma olmuş gibi dinliyorlardı.Bu hipnotizma tam 4.5 saat sürdü dostlar,gelenlerin hepsi memnun bir şekilde ayrıldılar.Duyduklarını uygulamak için baharın çok çabuk gelmesini temenni ediyorlardı.
Bozüyük Ticaret ve Sanayi odası meclis başkanı olan arkadaşım Osman Tekeli konferans arasında hocamın kitabını aldı ve o kadar samımı anlatnızki kendimi bir arıcı adayı olarak gördüm,kitabınızıda o yüzden aldım diyerek işi oldugundan yarıda ayrılmak zorunda kaldı.





Konferans sonunda,hocamın Bozüyük' unutmaması için,osmanlı tugrası
hediye ettik.









İlçemizin kuruluşundan zamanımıza kadar tarihini ve sanayisini anlatan bir kitapta hediye ederek bizleri daha yakından tanımasını istedik.






Eskişehir arı yetiştiricileri birlik başkanı,Yusuf Çengel ve arkadaşları,Murat Akın hocam ve bana bu konferans sırasında emegi geçen arkadaşlarımla günü belgeledık.




İlçe tarım Müdürümüz Cemil Özocak ve misafirlerimiz



Toplantı sonunda kalan arkadaşlarla toplu olarak günü belgeliyen fotografımız.








Hocamı o akşamıda misafir ettik ve sabahı Benim çekirdek kadromdan Hasan Topal arkadaşımızın arılıgına götürdük hocamızı.






Arif Uysal kardeşim,konferansta duydukları yetmemiş abi yarın bende gelebilirmiyim,hocama soracaklarım var dedi.tabi bizde kırmadık gelebilirsin deyince erken saatte Bozüyük te idi.Gördügünüz gibi hocam boş kaldıkça hemen devreye giriyor,bilgi depoluyordu.






Arılıga gelınırde kapak açılmazmı vede orada fotograf çekilmezmi.






Hocam kendi kitabında ve konferans sırasında anlattıgı,kovan uçma deligi ustundeki havalandırmayı arkadaşımızın uyguladıgını görunce memnuniyetini belirtti.




Hasan kardeşimiz kendi imal ettigi polüretanlı altlıgı hocamıza anlatırken.





Hemen yakınında Sezai Gülcemal arkadaşımızın arılıgı var,onun arılarıda bizede ugrayın dercesıne ses çıkarıyorlardı.




Tabi onun arılarından bir tanesının kapagı açılıp bakıldı.





Kapagı açılan kovandan bir arı hocamın üzerine konunca,hemen eliyle ikiye ayırıp bagırsagına baktı.Durumu beyenmediki neyle besledigini sordu.aldımız cevaplar tamamen saglıklı cevaplardı.
Hocam salgı balı varmı kovanda deyince,iş aydınlıga kavuştu.Salgı balı ile arının saglıklı bir şekilde kışlayamıyacagı söyledikten sonra oradanda ayrıldık.
Yakınımızda bulunan Papila alabalık tesıslerini gezdikten sonra ,öglen yemegi olarak balıklarımızı yerkende yıne arıcılıktan bahsettik,hocamızın otobüse bınme saati yaklaşmıştı.
Şehre geldiğimizde bizi çok büyük bir süpriz ile karşıladı KamilKOÇ firması,otobüsün yarım saat önce geldigini ve yapacak bir şeyleri olmadıgını,herşey o kadar güzeldiki iki gundür, hocamın biletini Kütahya üzerinden almıştım,oradan bınmesi gerektigi için hak talep edemedik.
hocama İsmail Ayaz fırmasından bilet olarak yolcu ettik,bu arada arif kardeşimiz hep hocamın bilgilerinden depoluyordu ceplerine,fırsatı degerlendiriyordu.









Hocamı ugurladıktan sonra Arif kardeşi yanıma alıp,araba ıle stres atmıya çıktık yaylaya dogru,agaçlar gelınlık giymiş gibi kırçlıydı.Fotograf makınası ile onu çekiyor evde gösterecekmış,kaç yıldır böyle bir manzara ile karşılaşmamış.


Çok keyifli iki gün geçirdim,arı ve arıcı dostların bilgilenmesine yardımcı olabıldiysem dahada mutlu olacagım.



TÜM KATILIMCI ARKADAŞLARIMA VE YARDIMCI OLANLARA TEŞEKKÜR EDİYORUM.

7 Şubat 2009 Cumartesi

UYSAL ARILAR VE UYSAL KARDEŞİM


Üçgündür bahar havasında geçen günlerde arılarımın yanına gidememiştim,akşamdan haberleştigim köylüm Selim abimle bu gün için hazırlık yaptık akşamdan.sabah yola çıkacagımız saatlerde yagmur başladı,biraz rötarlı olarak yola çıktık.

Tabi bugün arılıga geç ulaşmak için yol inşaatındaki mütahıtlerin bütün engellerini aşmak zorunda idik.sakin olmam için bende tam magazinci oldum bu gün,yukarıda görülen yol Bozüyük-Bilecik arası, gerçi her yer aynı klm yazmama gerek yok,beşer klm arası 4 müteyit firma bulunmakta. Eylül ayından itibaren,çografi yapıyı degiştirdiler bu geçen süre içinde.
Akan suyun yatagını gegiştirmekten tutunda,köy yollarının girişleri,istımlakla yıkılan yerleşim yerleri,bu teknolojik güç karşısında direnecek bir şey yok gibi.







Kayaları delme makinası,deldikten sonra dinamit patlatılıyor.





Bugün yolu kapattılar yarım saat kadar,aşagılarda dinamıt patlattılar.Tabi bu yarım saat boş geçmesin diye,yolun karşısında hızlı tren projesi için dagı delen başka bir makınalar var gözüken.





Arabayı yol kenarına çekip yakından görmek ıstedim,yaklaştıgımızda sorumlu mühendisten müsaade alıp fotograf çektim.verdigi bilgiye göre,dagı matkap gibi bir başka makına ile deliyorlar,yukarıda yapılan iş gelen hazır betonu püskürtüyor makina.





Püskürtme betonun yakından görünüşü,bunun gibi yedi yerden girmişler dagların içine,Bilecik -Bozüyük arası 33 klm ve bu kadar mesafe tamamen tünel için de geçilecekmiş,hızlı tren buralardan geçerken ismini degiştirse,KÖSTEBEK tren olsa fena olmaz deyip ayrıldık.yolda açılmıştı buarada.





Küplüye geldigimizde,tam bir bahar havası vardı,arılarımın yanındaki agaçların altında yabani menekşeler açmıştı.




Kızılcık agacı bugün yarın açacak vazıyette,görüldügü gibi tomurcukları.






Fındık agaçları tam açmış,

(takdiri allah ne hıkmettir bilmiyorum bu iki agaç en erken açan meyvadır,en son olgunlaşan meyva yine onlardır.)
Selim abimin üç arısına şerbet verdikten sonra işimiz bitmişti,havada kapanmıya başlamıştı.Bu arada Arif Uysal kardeşim aklıma geldi,hafta arası ugradıgımda arılara bakamadıgını söylemişti.Belki gelmiştir deyip telefonla aradım,istasyonda çay içtıklerini söyledi yegeniyle.Selim abimle arabaya atladıgımız gibi çay davetınteydik.

Çaylar içildi,masa muhabbetinde arılarının çok sakin oldugundan bahsetti,merak ettigim ,için biraz sonra dogru Arif kardeşin arılıgındaydık.Maskesiz vede agzında sigaranın dumanıyla birkaç arıya baktık.
Tabi ben ve Selim abim hayret ettik,hani kuzu ibi derlerya aynı tarife uyuyor arıları.

Tabi benim arılarda çok yakında oldugu için görmek istedi.Bak dedim arif kardeş benimkilere maskesiz bakılmaz,abi şöyle üzerinden bakarız dedi.

İstasyonda çay faslından sonra tanışma hatırasını belgeliyelim istedim.





Uysal kardaşim arılıga gelince yakındaki bir kovanı gösterdi şuna bakalım abi diyerek.Benim körükçülüğümü beyenmedi galibaki,körügü kendisi yapmıya başladı.öyle bir arı seçtiki benim başımın belası olan kovanı,baktı papuç pahalı zorla maskeyi giydirdim.birkaç kovana baktıktan sonra ,arılarımın durumunun iyi oldugunu söyledi.Maskeyi çıkarırken fotografını çekmek ıstedim,abi benim karizmayı sarstın diye söylenmiye başladı.
Abi bu arılarla nasıl çalışıyorsun diye sormıya başladı,valla ben memnundum senin arıları tanıyana kadar dedım.Herkesin arısı benim arılar gibi sanıyordum çünki,bu sanal alemden daha çok ögrenecegimiz,tanıyacagımız şeyler var deyip günü bitirdik.

Tabi ben artık Arif kardeşimi arılara ne zaman gitsem ararım ,o sakin arıların analarından edınmek için kaç takla attırır bilmem ama ,ben her şeye razıyım.

5 Şubat 2009 Perşembe

KONFERANSA DAVET




Arı dostları; 21 Şubat cumartesi günü saat 13.oo de hocamız vede aynı zamanda uygulayıcı arı dostu.prof.dr.Muhsin DOĞAROĞLU hocamız Bilecik ili Bozüyük ilçesinde Halk Egitim salonunda Bozüyük'lü arıcılara konferans verecektir.
Bilecik, Osmaneli,Gölpazarı,Pazaryeri,Sögüt,Yenipazar,İnisar ,ESKİŞEHİR,KÜTAHYA,BURSA daki arıcı dostlar ve bu sanal alemdeki bu yazıyı okuyupta,hocamı dinlemek istiyen tüm dostlar davetlidir.
YENİ SEZONUMUZ TÜM ARICI DOSTLARA HAYIRLI OLSUN.

2 Şubat 2009 Pazartesi

KONFERANSA DAVET

31 ocak cumartesi gunu Eskişehir arıcılar birlik başkanı Yusuf Çengel arkadaşımızı ziyarete gittim.içeride kalabalık bir ortam vardı,toplantı zannettim önce ama başkan yo diyerek beni rakhatlattı.Arıcı arkadaşların gunluk rutın olarak her zaman yaptıkları zıyaretlerden biriymiş.

Kısa bir tanışmadan sonra,prof dr.Muhsin Dogaroglu hocamın Bozüyük te konferans verecegını ,o gün Eskişehirli arıcı arkadaşlardan dınlemek istiyen varsa gelebileceklerini,Bozüyük te misafir etmekten memnun olacagımızı söyliyerek ayrıldım.(fotograf makinamı yanımda götürmeme rahmen arabada unutmuştum,bu fotografı H.Bilen arkadaşımızın albümünden istiyerek kullandım)

Başkan olaya çok samimi yaklaştı,duyuracagını ve muhakkat katılacaklarını ifade etti,birbirimize tekrar işallah görüşürüz diyerek ayrıldık.



Eskişehir' gidilirde H.bilen,Y.Gürbüz ve Birol arkadaşımız zıyaret edılmezmi.telefon konuşmasından sonra bulundukları yeri tarif ettiler aynen biraz sonra oradaydım.

İçeri girer girmez bi çalışmaki sormayın,hani fabrikalardaki bant sistemi varya o aklıma geldi.bir bant ları eksikti.bir kişi yanların çıvılerini çakıyo birisi alt çıtayı.bir diyeri üst çitayı.bu arkadaşlar kış yumagı falan tanımıyorlar anladıgım kadarıyla.Allah nazardan korusun bu çalışmayı.

Çaylar içildi davet yapıldı ve benim bir tasarım olan altlık hakkında bilgilerini alıp, arı muhabbetlerınden sonra ,baktım işlerınden oluyorlar benim yüzümdem.

Hoşçakalın dıyerek ayrıldım.

22 Ocak 2009 Perşembe

ALLAH KEM GÖZLERDEN KORUSUN

Niye bu başlıgı attım biliyormusunuz ,ben bu gün bir şok yaşadım arkadaşlar.kantara bakmak için gitmiştim ama kantardaki kovanda yavru görünce ,havanın güzelligini fırsat bilip digerlerinede baktım.
Açtıgım kovanda kapalı yavru,açık pupa ve günlük yumurta vardı,sevındım ama korku dolu bir sevinme idi.

Bu çerçevenin avuç içi kadar kapalı yavrusu var,kenarlarda günlük yumurta var.


Başka bir kovanın çerçevesi,buda aynı kapalı yavru ve açık yavru günlük yumurta.




Bu o çerçevelerden birisinin yakından çekilmişi,herşey ayan beyan gözüküyor.





polen getiren arı,dikkat ettim koyu kırmızı polen getiriyorlar,ne poleni oldugunu bilmiyorum,çigdem degil yalnız onu biliyorum.




Buda başka bir kovanın polen getiren arısı.




Benim bulundugum yer Bozüyük,rakım burada 751 metredir.arılarımın oldugu yer Bilecik Bekdemir köyünün arazisidir orada ki rakım görüldüğü gibi,altimetre 425 metre yi göstermekte.



Bu gün arılıgımdaki hava sıcaklıgı 17 C' idi .arılarımın 15 tanesine açıp bakabildim,hepsindede durum aynı idi,bu beni korkutuyor.Çünki ben bu arazıde 13 yıldır kışlatıyorum arılarımı,şu an gördüklerimi ben şubat sonu mart başında görüyordum.
Bana göre sebebi,invert şurup.(bunu kimseyi yermek için söylemiyorum) kim nederse desin kasım ayının ortasında yavru çıkan yerleri ınvert şurupla doldurdu arı.

Kovan kışa 6 çerçeve girmişse,4 çerçevede yavru var.kışa 5 çerçeve girmişse 3 çerçevede yavru var daha dogrusu kışa giriş çerçevesinin 2 eksigi çerçevede yavru var. kenarlarda bal kemerleri duruyor ama bu arılar şerbet ister yakın zamanda ne dersiniz??????


ALLAH HEPİMİZİN YARDIMCISI OLSUN...

KANTAR

Bu gün kantarı koyalı ıkı ay oldu.ılk ay 1 klğ eksılmişti bu ay daha az eksılır diye tahmin ediyordum.kışın salkımda olan arılar az enrjı harcadıkları için vede yavru olmadıgı için.



Tahminimde vede şimdiye kadar yazılanlar dogruymuş,salkımdaki arı az bal tüketiyor.650 gram eksilmişti kantarım.iki çercevede avucumuzun yarısı buyuklugunde kapalı yavru ve açık yavru vardı.